Sağlığınız İçin ;
0532 332 45 22

MENÜ

Omurga Eğriliğinde Sırt Ağrısı & Belirtileri ve Tedavisi14.05.2018

Omurga Eğriliğinde Sırt Ağrısı & Belirtileri ve Tedavisi ile ilgili bazı içerikleri ve bilgileri Doktor Selçuk AYDIN kişisel web sitesinden inceleyebilirsiniz.

Skolyoz Sırt Ağrısı, vücudun duruş desteğini sağlayan sırt bölgesindeki omurga eğriliği rahatsızlığıyla birlikte oluşan bir ağrı türüdür. Bu rahatsızlık birçok nedenden ötürü ortaya çıkar. Genetik özellik olarak meydana gelen skolyoz sırt ağrısı belirli aşamalarda bu duygunun yaşanmasına ortam hazırlar. Bu hususta skolyoza maruz kalan bölgeye baskı yapmak ve aşırı hareketlilik problem teşkil eder. Sonradan birtakım sorunlarla birlikte meydana gelen skolyoz sırt ağrısı ise duruş bozukluğu, sırt kısmına şiddetli darbe alınması, beden gücüne bağlı aşırı iş yükü, sırt bölümündeki kemik deformasyonu ve iltihaplanma ile yüz gösterir. Her yaştan insanda görülme imkanı bulan söz konusu bu rahatsızlık özellikle yetişkin insanlarda daha çok meydana gelmektedir. Direncini kaybeden omurga zamanla düz hattından çıkıp eğrilmektedir. Hal böyle olunca skolyoz sırt ağrısı hayatı olumsuz yönde etkilemektedir. Omurilik ağrısı, Boyun, sırt ve bel ağrısı olarak adlandırılan omurilik bölgesi ağrıları toplumda en çok görülen şikayetler arasındadır.Omurilik ağrısı, hareket ederken omurga kemiğinin kayması sonucu oluşur. Genellikle yerden bir şey almak için eğildiğimizde omurga kemiği zorlanır ve bedenin ağırlığını taşıyamaz, kayar. Bu kayma bel ağrısı denilen omurilik ağrılarına neden olur. Omurilik ağrıları omurilik ve omurga tümörlerinin en sık belirtisidir.

Yetişkinlerin %80´inde yaşamlarının belirli bir döneminde omurilik ağrıları görülebilir. İş gücü kaybına neden olan ve yaşam içindeki aktivitelerimizi etkileyen bu ağrılar toplam yaralanma ve hastalıkların %20´sini oluşturmaktadır.

Bel ağrılarının önlenmesi için sırt kaslarını güçlendirecek egzersizler yapılmalı ve ağırlık kaldırırken doğru teknikler uygulanarak yükün tamamı bel kısmına verilmemelidir. Örneğin ağır bir şey kaldıracağımız zaman karın kaslarımızı sıkarak ağırlığı bel bölgesine eşit miktarda dağıtmalı omurgayı kasmamalıyız.

Skolyoza neden olan bir çok hastalık bulunuyor. Hastaların takipleri ve tedavileri de altta yatan hastalığa göre değişiyor. Skolyoz türleri ve skolyoza neden olan hastalıklar, görülme sıklığına bağlı olarak şöyle sıralanıyor:

İdiopatik skolyoz: En sık görülen skolyoz tipi. Sebebi bugüne kadar aydınlatılamadığı için "idiopatik" yani ´sebebi bilinmeyen´ şeklinde adlandırılıyor.

Nöromusküler skolyoz: İkinci sıklıkta görülüyor, altta yatan bir sinir-kas hastalığı mevcut. Sinir hastalıkları beyin veya omurilikten kaynaklanabiliyor. Örneğin çocuk felci, serebral palsi, meningomyelosel, travmaya bağlı omurilik yaralanması ve felç olan çocuk hastalar. Kas hastalıkları, çocukluktan itibaren veya daha geç dönemde ortaya çıkabilen hastalıklar ( Örneğin, Duchenne hastalığı) da bu duruma örnektir.

Konjenital skolyoz: Çocuğun anne rahminde gelişimi sırasında ortaya çıkan omurga anomalilerine bağlı olarak ortaya çıkıyor. Doğuştan başladığı için genellikle ilerleyici özelliği var.

Nörofibromatozis: Kemik ve yumuşak dokuları tutan bu hastalığa sıklıkla skolyoz eşlik ediyor.

Bunlar dışında romatizmal hastalıklar, bağ dokusunu tutan hastalıklar, omurga kırıkları, omurga enfeksiyonları, metabolik hastalıklar ve sendromik genetik hastalıklar da skolyoza sebep olabiliyor. Bu hastalıklara sahip olan bireylerin skolyoz açısından sıkı takip altında olması gerekiyor.
Skolyozun belirtileri nelerdir?

Bir omuz, diğerinden daha yüksekte olabiliyor.

- Bir skapula (kürek kemiği), diğerine göre daha yüksekte ya da daha belirgin olabiliyor.
- Kollar yanlara sarkıtıldığında, bir tarafta kolla gövde arasında daha fazla boşluk olabiliyor.
- Bir kalça, diğerine göre daha yüksek ya da daha belirgin görünebiliyor.
- Kafanın izdüşümü leğen kemiklerinin ortasına denk gelmeyebiliyor.
- Hastaya arkadan bakıldığında ve omurgası yere paralel hale gelene kadar öne eğilmesi istendiğinde, sırtının bir tarafı diğerine göre daha yüksek görünebiliyor.( Hörgüç gibi görünüyor.)

Omurga eğriliği olan birçok bireyde bozukluk hafiftir ve muhtemelen bir destek ya da cerrahi tedaviye ihtiyaç duymazlar. Hafif omurga eğriliği olan çocuklar, her 4-6 ayda bir sağlık taramasına girerek omurga eğriliğinde herhangi bir değişim olup olmadığını kontrol ettirmelidirler. Hafif, orta ve şiddetli eğriler için yönlendirici esaslar olsa da, tedaviye başlama kararı, birey temelinde alınır. Bunun dışında tedavi için düşünülmesi gereken diğer faktörler şu şekildedir;

* Cinsiyet: Kızlar, erkeklere göre omurga eğriliği probleminin oluşma riski altındadır.
* Eğriliğin Şiddeti: Büyük eğriler, muhtemelen zamanla daha kötü bir hal alır.
* Eğrilik Modeli: S şekilli olarak bilinen çift eğriler, C şeklindeki eğrilerin oluşturduğu durumdan daha kötü bir durum eğilimindedir.
* Eğriliğin Bulunduğu Yer: Omurganın merkezinde bulunan eğriler, omurganın alt ve üst kısmında bulunan eğrilere göre daha kötü bir hal alırlar.
* Olgunluk: Eğer çocuğun kemikleri gelişimini durdurursa, eğrilik ilerleme riski azdır. Bunun anlamı, omurga destek korsesi, cihazı (brace), kemikleri hala gelişen çocuklarda en etkili yöntemdir.
 

İlginizi Çekebilecek Diğer İçerikler

  • Alemdağ Caddesi Sezer Sokak No:3-5 Ümraniye / İSTANBUL
  • Tel: 0216 634 01 02 - Gsm: 0532 332 45 22
  • info@drselcukaydin.com
HARDERDAR OLUN
E-Bülten listeme kayıt olarak yeni yayınladığım sayfalarımdan haberdar olun.
English Lietuvos Russia Facebook Instagram